MediaContact.org

Medyanın iletişim noktası

Friday
Sep 10th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa

Başbakan’a basın özgürlüğü soruları

E-posta Yazdır PDF

ahmetabakayÇağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay, Başbakan Erdoğan’a “Türkiye’ de 47 gazetecinin cezaevinde, 700’ünün yargı önünde olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu.

Abakay, Türkiye’de sansürün kaldırılmasının 102.yılı nedeniyle yaptığı açıklamada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Basından Sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yanıtlamaları için sorular yöneltti.

Abakay, Erdoğan ve Arınç’a “Ülkemizde sansürün kaldırılışının.102. yılında sürekli ve haksız şekilde suçladığınız medyanın içinde bulunduğu baskı ve sıkıntılardan haberdar mısınız? 2010 Türkiye’sinde ve şu anda 47 medya çalışanının cezaevlerinde olduğunu, 700 den fazla gazeteci-yazarın ise yazıları ya da konuşmaları nedeniyle mahkemelerde yargılandığını biliyor musunuz?” sorularını yöneltti. Abakay, “Biliyorsanız bundan sıkıntı duyuyor musunuz, duyuyorsanız neden hiç dile getirmiyor, çözüm aramıyorsunuz?” dedi.

Arınç ve Erdoğan’a tutukluluğu 500 günü aşan Mustafa Balbay ve 166 yıl hapis cezasına çarptırılan Azadiya Welat Yazı işleri Müdürü Vedat Kurşun’u ziyaret etmeyi düşünüp düşünmediklerini soran Abakay, Şamil Tayyar’ın hakkında açılan davalar nedeniyle köşe yazarlarını bırakmayı düşündüğünü, muhalif görünen medya kuruluşlarına mali baskı uygulanmasının uluslararası alanda “iktidar baskısı” olarak değerlendirildiğini aktardı.

Telefon dinlemelere de değinen Abakay, artık haber kaynaklarının korkudan gazetecilere bilgi vermez hale geldiğini ifade etti.

Abakay, AKP hükümeti döneminde ağırlaştırılan “TMK”, “gizliliği ihlal” , “yargıyı etkileme” ile ilgili yasaların gazetecilerin tutuklanmalarına neden olduğunu belirterek, Erdoğan ve Arınç’a bu yasaları demokratikleştirmeyi düşünüp düşünmediklerini sordu.

Abakay, “Sizi ve hükümetinizi eleştiren yazarlar için medya patronlarına, ‘bunları işten çıkarın’ sözünüzün demokrasi ile yönetilen ülkelerde ayıplanan tutumlar arasında olduğunu biliyor musunuz ? Sizi ve hükümetinizi eleştiren gazete-TV’lerin hükümete bağlı kuruluşlar olmadığını, aynı tutumdaki gazetecilerin, yazarların Başbakanlığın memurları olmadığını kabul edebiliyor musunuz?” dedi.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin de Basın Bayramı nedeniyle yayınladığı mesajda, 24 Temmuz’u basın bayramı olarak kutlayamadıklarını söyledi.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, “24 Temmuz 1908 de Meşrutiyet’in ilanı ile basından sansürün kaldırılması öngörülmüştü. Sansür, aradan 102 yıl geçmesine rağmen bugün hâlâ tartışılıyorsa o ülkedeki medya için özgür denemez, fikir özgürlüğü vardır denemez. Özellikle son yıllarda medya kuruluşları hükümetten yana olan veya muhalefetten yana olan şeklinde tanımlanmaya başlandı. Medya gruplarına dünyanın hiçbir ülkesinde görülemeyecek büyüklükte vergi cezaları getirildi. Bu yöntemle sesleri kesilmeye çalışıldı. Türkiye’de medya ‘Yandaş’, ‘Yoldaş’, ‘Candaş’ gibi kavramlarla ayrıştı. Tekelleşmenin getirdiği ekonomik ayrışma, 2002 yılından sonra siyasi tekelleşmeye döndü ve kurumlar arasında uçurumlar oluştu. Halkın haber alma özgürlüğü hiçe sayılarak taraflı yayın yapıldı. Sansürün olmaması basın özgürlüğü, fikir özgürlüğü demektir. Bugün bu özgürlüklerin olmadığının en önemli kanıtı Mustafa Balbay’ın gazeteci olarak tuttuğu notlar yüzünden tutukluluk halinin 500 günü aşan bir süredir devam etmesidir. Diğer meslektaşlarımızın yazdıkları yüzünden Silivri’de olmalarıdır. Bu durum da sansürün bir başka boyutudur.”

Kaynak: Evrensel

Bu haberi paylaşın
 

Medya Gündemi

Eylül 2010
P S Ç P C C P
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3

Anketler

Referandumda oyum
 

Kim Bağlı

Şu anda 9 ziyaretçi çevrimiçi

Geri dönüşüm

Sale Dizüstü bilgisayar 1200 C
(Casper) - 05/05/2010

Price: 800 TL

Web Statistics